temizlik şirketi fiyatları ve toplum konular
adından, yüzyılın ikinci yansından itibaren Normandiya’da, djg’de ve Burgonya konduğunda rasgele olarak metinlerde ' gör^^l^tedir. Uygulama, 1095’te, Clermont Kon-l’nifl dikkaoni çekecek denli yaygınlaşmıştı. Aynı dönemde, l,iı başka sıfatla, Barselona konduğunda ortaya çıkmışlardı: Ka-jjljnlar mutlak adam yerine, tamamen Roman diline uygun ola-jjl^ “sağlam adam” (sollu) diyorlardı. XII. yüzyılın sonundan lobaren, kurum, yayılabileceği hemen hemen tüm alanlara, en j^ından mutlak sözcüğünün yaşayan bir gerçekliğe tekabül ettiği oranda, ulaşmıştı. Daha sonra, göreceğimiz gibi ilk anlamı bü-^ ölçüde zayıfladıkça, mühürdarlıklarda sözcüğün kullanımı ralifficabir moda olayına dönüştü. 1250’ler öncesinin belgele-ride yetindiğimizde, sistemli bilgi akışı sağlanamadığındansınırları çok belirsiz olsa da, harita bize oldukça açık dersler vermektedir. Güçlü bir biçimde feodalleşmiş bir uç koloni olan Km-talonya, Meuse ve Loire arasmdaki Galya ve Burgonya yeni bia-m gerçek vatanlanydılar. Buralardan da, İngiltere, Norman İtal-a ve Suriye gibi ithal feodalitelerin yaşandığı yerlere doğru göç eta İlk ortaya çıktiğı vatanmdan güneye doğru, oldukça arızî gibi görünen bir şekilde, Longuedoc’a kadar; kuzeye doğm da Ren vadisine kadar yayıldı. Ren ötesi Almanya da, Lombard “Fıefler Kitabf’mn tarih sınıdandırmasıyla yetindiği Kuzey İtalya da, bu kurumu gerçek gücüyle hiçbir zaman tanımadılar. Vasiliğin bu ikinci dalgası (güçlendirme dalgası deme cesareti gös-tenJebilir mi?) birinci dalganınkiyle aynı bölgelerden çıkmıştı, fakat, onun kadar uzaklara yayılmadı.
1115’e doğru, Norman İngilteresi’ndeki bir örf hukukçu-sıç “Bir adamın bağlı olduğu senyör sayısı ne olursa olsun, en . ^mutlak adamı olduğu senyöre hizmetle yükümlüdür” de-i bektedir. Biraz sonra ise, şunları eklemektedir: “Her zaman j ^senyöre bağlıhk saklı tutularak, tüm senyörlere karşı edilen I yeminine sadık kalınmalıdır. Bununla birlikte, en güçlü i 4klik mutlak
temizlik şirketi fiyatları kilde Katalonya’da kontluk mahkemesinin “Gelenekler”i şöyle söylemektedir; “v^oliu adamın senyörü onun yardımından herkese karşı yararlanabilir; fakat hiç kimse bunu ona karşı kullanamaz.”'^® Mutlak biat, tarihsel öncelik ayrımı yapılmaksızın tüm diğerlerinden üstün tutulur. Gerçekten de sımflama dışıdır. Her halükârda bu “arı” bağ, insandan insana ilk bağlanmayı bütünlüğü içinde yeniden canlandırıyordu. Eğer va-sal öldürülürse ve mutlak senyörü varsa, kan bedelini almak bu “mutlak senyöre” düşecektir. PhiEppe Auguste döneminde, Haçlı Seferleri için ondalık vergi alınması mı söz konusuydu? Her senyör kendi verdiği deflerden bu verginin 20-mnlu olduğu bölümünü tahsil edecekti; ama mutlak senyör, Ortaçağ’m her zaman özellikle kişisel olarak kabul ettiği menkul mallardan da bu vergiyi alacaktı. Aziz Louis’nin ölümünden çok kısa bir süre sonra vasaUiğe ilişkin bir rapor hazırlayan örf hukukçusu GuiUaume Durand son derece akıllıca yapağı analizde, hakh olarak, mutlak biatin bu “temelde kişisel” özelliğini vurgulamaktaydı. Frank “teslim olma” kurumunun yaşayan kökenine geri dönüş bundan daha iyi ifade edilemezdi, Fakat, mudak biat ilk biatin dirilişinden başka bir şey olmadığı için, aym çöküş nedenlerine maruz kalmaması da mümkün değildi. Sözlü ya da yazılı kırılgan sözleşmeler dışında hiçbir şey, mutlak biati, ritüellerini hiçbir değişiklik yapmaksızın yeniden ürettiği sıradan biadardan ayırmadığından, aym tehlikelere maruz kalması da son derece kolay olacaka. Tıpkı, IX.temizlik şirketi fiyatları yüzyıldan sonra yeni bir simgecilik yaratma gücünün aniden yok olması gibi. Birçok mudak adam, çok erken tarihlerden itibaren, toprakların, yönetim yetkilerinin ve şato-larm beratlarını elde etmişlerdi. Sonuçta, her şeyden ön« bağblıklarına güvenildiği düşünülen bu vasaUer, söz konusu ödüllerden ya da iktidarın bu sıradan araçlarından
0) bırabJacakJardı? Fiefin işin içine karışması bu noktada (ja olağan sonuçlarına yol açti: Bağımlı kişi senyöründen uzak-Ijştı; “mutlak fief’ten söz edilse de, yükümlülükler toprağa İjağiaıımak üzere yavaş yavaş kişiden ayrıldı; mudaklık kalıtsallaştı ve daha vahimi, ticaret nesnesine dönüştü. Vasalliğin gerçek cüzzamı olan bağlılıkların birleşmesi de, kendi açısından, yıkımda rol oynadı. Oysa, mudaklık kurumu bununla mücadele etmek için yaratılmıştı. XI. yüzyıhn son yıllarından iübaren, Barselona “Gelenekler”! kaygılandmcı bir isdsnayı öngörmektedir: “ İlk biat yemini etmiş olduğu kişi kendisine gerekli izni vermedikçe, hiç kimse birden fazla senyörün iâıhü olamaz.” Yaklaşık bir yüzyü kadar sonra, bu aşama hemen her yerde aşüdı. Bundan böyle, tek bir kişinin iki ya da daha çok mutlak senyöre bağlandığı sıkhkla görülmeye başlandı. Bu nitelikte verilen sözler ötekilerin önünde yer almayı sürdürüyorlardı. Buna karşın, söz konusu mudak biadarı yükümlülükler açısından kendi aralarında derecelendirmek zorunluluğu vardı ve bunun için de, yine, sıradan biadarı ayırmakta kullanılmış olan ve içler acısı bir behrsizlik içinde bulunan aynı ölçüder kullanıldı. En azından teorideki dumm buydu. Uygulamada ise, hemen hemen zorunlu olarak nankörlüğe yeniden kapı açılmıştı. Kısaca, iki aşamah bir vasal-lığin yaratılmasından başka bir sonuç elde edilememişti.
Pek gecikmeden, bu derecelendirmenin kendisi de boş bir arkaizm gibi görüldü. Çünkü mutlak biat, kısa sürede hemen bemen tüm biatiarm normal adı haline gelmeye başladı. VasaUik baş, biri daha güçlü, öteki daha zayıf olmak üzere iki biçimde düşünülüyordu. Hangi senyör İkincisiyle yetinecek kadar alçakgönüllü olabilirdi? 1260’a doğru, Roannais bölgesinden Forez bontunun kırk sekiz vasalinden en fazla dördü sıradan biat yedini etmişti.’^'^ Eğer mudak biat bir istisna olarak kalsayd belki
' Okirtudu Fort^ no. 467.
