temizlik şirketi fiyatları ve toplum bilgisi
Bu dumm bir tarafa bırakılacak olursa, senyörün onayı W bir bozulmaya uğramakta gecikmedi; süreç, yalnızca birintikal vergisinin alınmasının meşrulaşmasıyla sonuçlandı. Genellikle senyöre, intikal sırasında satan kişiye ta2minat ödeyerek fıefı kendisinde akkoymak gibi bir başka kaynağın tahsis edildiği doğrudur. Böylece, senyör üstünlüğünün zajıfla-ması kendisini tam da soy bağında yaşanan gerilemeyle aym kummsallık içinde gösterdi: Bu paralellik, tıpkı Ingiltere’de olduğu gibi, aile “koruması” temizlik şirketi fiyatları Çünkü, sonuçta yasal olaralt kendi mülkü olan bir toprağa yeniden sahip olabilmek için, bundan böyle bir başka satın almak isteyen kişiyle aynı fıatı ödemesi gerekiyordu.temizlik şirketi fiyatları Yani, en azından XII. yüzyıldan itibaren, fiefler satılabiliyor ya da hemen hemen hiçbir kısıtlama olmaksızın devredilebüiyorlardı. Bağklık bir ticaret nesnesine dönüşmüştü. Ve bu, onu daha da güçlendirmek için yapılmıyordu.
bulunmadığında feodal “koru-ma”nın da ortadan kalktığı yerlerde daha da belirgindi. Fiefm daha şimdiden vasalin mirası içinde sağlam bir biçimde yer almış olduğunu, hiçbir şey senyörlere tanınan bu son ayrıcalıktan daha iyi ortaya koyamaz:
“Bir samuraym iki efendisi olmaz”: İmparatorundan son-ra yaşamaya devam etmeyi reddeden Mareşal Nogi’nin 1912’de tile dile getirdiği bu Japon özdeyişi, en dar anlamıyla algılan-dığıııda, tüm sadakat temelli sistemlerin kaçınılmaz yasasım Ûe etmektedir. Bunun, başlangıç dönenıindeki Frank vasal-I sisteminin kuralı olduğuna da kuşku yoktur.temizlik şirketi fiyatları Karolenj ka-nımnamelerinde, büyük bir olasılıkla çok doğal kabul edildiği için açık kavramlarla belirtilmiş olmasa da, tüm düzenlemeler k kurak varlığım ortaya koymaktadır. Teslim olan kişi, eğer İM yemini ederek bağlandığı İlk kişi bu yemini bozmasına itin verirse, senyörünü değiştirebiliyordu. İlkinin adamı ol-wn sürdürürken ikinci bir efendiye bağlanmak ise, kesinlik-k yasaklanmıştı. Kural olarak, imparatorluğun çeşitli bölgele-nnde vasallik yükümlülüklerinin birbiri üstüne binmesini engellemek için her türlü gerekli önlemin almdığmı görmekte-R Bu ilk kesin kuralın izleri uzun süre korundu. 1160’a doğ-®ıReichenau keşişi, döneminin imparatorlarınm Roma se-krleri için zorunlu kıldıkları askerlik hizmetleri yönetmeliğini I yszıya dökerken, düzenbaz bir tutumla, bu metini Charle-I ■''^gnein saygm adı altına yerleştirmeyi düşünüyordu. Kuşsuz Antik geleneklerin ruhuna uygun olarak değerlen-
dirdiği kavramlarla, “Eğer umulmadık bir şekilde, farklı nefidum'\2it nedeniyle aym şövalyenin birçok senyöre ’
ması söz konusu olursa, bu, Tanrı’nın hiç hoşuna gitmeyen bir durumdur..diyordu.
Bununla birlikte, bu tarihte, şövalye sınıfı mensupların^ aym anda iki, hatta daha fazla efendiyle vasalkk ilişkisi kur-malarım görmeye alışalı oldukça uzun zaman olmuştu. Şim. diye kadar ortaya çıkarılmış en esld örnek 895 yılına ve Tours bölgesine aittir.’” Sonrald yüzyıllarda benzer dumm her yer-de giderek çoğaldı: O kadar ki, XI. yüzyılda Bavyera’lı bir ozan, XII. yüzyıhn sonlarına doğru Lombardiya’h bir yargıç bu durumu açıkça olağan olarak değerlendiriyorlardı, Birbiri ardı sıra gerçekleştirilen bu biat sözleşmelerinin sayısı bazen çok fazla oluyordu. XIII. yüzydın son yıllarında, bir Alman baron bu şekilde fiief aldığı yirmi, bir başkası ise, kırk üç değişik senyörün adamı olduğunu kabul ediyordu.”’"’
Bu kadar çok vasaUik ilişkisine girmek, vasallik sözleşmesinin ilk özgün halinde zorunlu kıhnan özgürce seçilmiş bir şefe karşı tüm varhğını adayacak biçimde bağlı kalma sözünün inkârı anlamına geliyordu. O dönemin insanları da, en az bizim kadar bu durumun farkındaydılar. Zaman zaman bir yargıç, bir kronikör, hatta bir kral (Aziz Louis gibi) vasallere İsa’mn sözlerini melankolik bir biçimde hatırlatıyorlardı: “Hiç kimse iki efendiye hizmet edemez.” XI. yüzyılın sonuna doğru, iyi bir kilise hukukçusu olan Chartres Piskoposu ive,
Mon. Gem. Constitutioms, C. I, no, 447, c. 5.
